|

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defterimize Resme tıklayarakYorum ekleyebilirsiniz. Bu işlem 1 dakikanızı almaz. Ziyaretçi Defterimize yazılan her yorum siteye destek vermenizi sağlar. Lütfen Ahlak dışı kelimeler yazmayınız. Kendi isminizi doğru olarak yazınız. Defterimize dilek ve şikayetlerinizi yazabilirsiniz. Ilgi ve alakanıza teşekkür ederiz.

Ziyaretçi Defterine

Yorum Yaz / Yorum Oku

Tags: , , ,

16 yorum“Ziyaretçi Defteri” konusuna asagidan yorum ekleyebilirsiniz.

    Diyorki:
  1. 16
    zihni sinir Diyor ki:

    İNSAN BİR COĞRAFYADIR
    İnsanın değişmesini zorlaştıran etmenlerden birinin de, onun bir coğrafya olduğunun anlaşılmasından kaynaklandığını söyleyebiliriz. Onu meydana getiren yalnızca düşünce sistemi olmadığı için, onu yalnızca bilgiyle değiştirmeye çalışmak büyük bir yanlıştır.
    İnsan, coğrafyasıyla düşünür, değişir. Dönüşümünde “bilgi”nin yanı sıra coğrafyayı oluşturan diğer öğelerin de etkileri vardır. Bilgi yalnızca onun düşüncesi üzerinde yoğunlaşan bir etki yapar.
    Evrenden gelen uyaranlar, kapsama alanından geçerek coğrafyanın içlerine ulaşır. İnsan kapsama alanıyla bir insandır. Kapsama alanı onun coğrafyasıdır. Coğrafya evrenden aldıklarıyla dönüşür. Evren de coğrafyadan kazandıklarıyla! Coğrafya evreni kendine kendini evrene yansıtır. Coğrafya bir eylem merkezidir. Etki alanındaki diğer coğrafyalarla bir arada yaşaması sağlıklı iletişim olanağı ile gerçekleşebilir.
    Coğrafya aynı zamanda bir “üretim” “yaratım” oluşturma merkezidir. Hangi yönümüz zayıf? Sorusuyla coğrafyamızın gücü sorgulanabilir. Bağımsızlık, yaratıcılık mücadele etme ve direnme gibi yönlerimiz irdelenebilir.

    Anılar “Cehennem Sıcağında”

    Bir yaz fırtınası bu
    Ansızın esen
    Ağaç dallarına tünemiş
    Bir sürü yorgun kuş
    Ve dere kenarında şarkı söyleyen o kız

    Ruhları sakinleştiren bir ninni gibi
    Yolunu kaybetmiş yolcuların
    Etrafında dönen incecik esintiler
    Ve hayata küsmüş bir adam

    Çöküyor olduğu yere
    Su sızıyor gözkapaklarından aşağı
    Tedirgin edecek bir şey kalmadı ya
    Bu cehennem sıcağında
    Dalıyor o da uykuya

    Kasıp kavuran ateşini
    Salma üstüme ey güneş
    Bekle, insaf et biraz
    Ört gözlerimi uyku
    Asılık çınar ağacının gölgeleriyle

    Sonsuza dek sürüp gitsin bu kısacık süre
    Düşler sevgilime kavuşturunca beni
    Sarılacağım ona hasretle
    Mutlu ve huzurlu bir şekilde
    Sonra ne kötülük yaparsanız yapın
    Umurumda değil
    Onur Sezgin 11.08.2010

    1.perde 2.kısım “O kız”

    Nereye gitsem, o kız çıkıyor önüme
    Hep o içimdeki derin aynadan bakıyor yüzüme
    İçtiğim suda bile gölgesini görüyorum

    Baharın süslediği ovalara çıkıp
    Leylak dallarından çelenkler yapmış
    Sabırla bekliyor beni, bir balıkçı gibi
    Sonra atıyor ağlarını üstüme
    Onur Sezgin 16.08.2010

    1.perde 3.kısım “Uçup Gidersem Eğer”

    Sis olur
    Uzanır bir örtü gibi üzerimize
    Sonra yavaş yavaş kaybolur
    Ya anılar?

    Hançeri kendine doğru çevirmişsin
    Bu ne demek oluyor böyle?

    Bir gün uçup gidersem eğer
    Sen yaya kalacaksın
    Akşam gölgeleriyle

    Bense, çakıl taşları üzerinde
    Yürümek zorunda olsam bile
    Yine de seninle yürümek isterim

    Sana bir avuç inci gönderiyorum
    Işıl ışıl tak onları,
    Portakal çiçekleriyle tak
    Onur Sezgin 18.08.2010

    Gökteki bulutlar olduğu gibi
    donup kalsa
    O güzel kızlar karşımda durur
    bir süre daha

    Güneş nereye kayboldu?

    Ya bu çiseleyen yağmur?

    Bahar eski bahar değil mi?

    Bir ben mi kaldım değişmeyen?
    Onur Sezgin 28.08.2010

    Partilerin derin karanlığında
    Halk öyle çok uyutuldu ki,

    Artık hiç bilemiyor
    Düş nedir, gerçek nedir?

    Gece yarısında bir ana
    Acı acı inliyor

    Belli ki unutsa huzura kavuşacağı
    Bir şeyler hatırlamış
    Onur Sezgin 30.08.2010

    Sonbaharda yükselen sisleri
    Geride bırakarak uçuyor göçmen kuşlar

    Bulutlara karşı kanat çırpıp
    Rüzgara meydan okuyarak

    Onlarla dost olabilmek için
    Hep tomurcuklar açtı bahçemde

    Şimdi her yer çiçekle doldu
    Ama bendeki özlem hala tomurcuk

    Bin okla vurdu beni zaman
    Çakılıp kaldım olduğum yere

    Güya hiçbir yaydan çıkmamış bu oklar
    Gerçek söyledikleri gibiyse
    Delik deşik oluşum niye
    Onur Sezgin 10.09.2010

  2. Diyorki:
  3. 15
    Timur Şahin Diyor ki:

    Değerli Gümüşhaneli hemşerilerim, Gümüşhane Merkez ve Kelkit, Köse, Kürtün, Şiran, Torul ilçelerimiz başta olmak üzere bütün köylerimizi ve köy internet sitelerimizi önemsiyoruz. Memleketteki Haberleri, Gurbetteki Gümüşhane Haberlerini, İl Derneğinden Köy Derneklerine kadar bütün Gümüşhanenin, köylerimizin haberlerini internet sitemizde yayınlıyoruz.
    Memleketimizden Haberimiz olsun diyorsanız Haber29.Net internet sitemizi ziyaret edebilir haber@haber29.net e-posta adresimize göndereceğiniz haberlerinizi yayınlayabiliriz. İletişim yolu ile de 0506 948 28 29 Nolu numaradan bizlere ulaşabilirsiniz.
    Ayrıca memleket sitelerimizde Haber29.NET internet sitemizin alt kısmında yer alan “sitene ekle” kodları kullanarak Gümüşhanemizle ilgili yerel, bölgesel, siyasi, ekonomik, spor, gurbet ve dernek haberlerini sitelerinden yayınlayabilirler.
    Sevgi ve saygılarımla.
    Timur ŞAHİN ( Haber29.NET )

  4. Diyorki:
  5. 14
    saranurettin saraç Diyor ki:

    selam admin arkadaş haberlerde güncelleme yaparsan cok sevinirim haberler cok eski güzel bir site yapmıssın fakat biraz ilgilensen iyi olacakk sevgilerr

  6. Diyorki:
  7. 13
    suna dumankaya Diyor ki:

    Hayırlı ramazanlar. Web sayfanızı internette gezinirken buldum. Böyle bir site yaptiğiniz için öncelikle tsk ediyoruzzz. Arkadaşlarımada önereceğim.

  8. Diyorki:
  9. 12
    kemalcam Diyor ki:

    zigana.. bende afrikada bir şehir zannediyordum.meğer türkiyedeymiş.

  10. Diyorki:
  11. 11
    zihni sinir Diyor ki:

    şiirleri, akademi çevresinde, elden ele dolaşıyormuş… Şimdiden fanları bile oluşmuş…muş… hadi bunları anladık ta, Dünya Edebiyatçılar Birliği tarafından nasıl olur da uluslar arası “ sir ” ünvanı verirler…İşte bunu anlamak zor… Onlara sormak lazım, acaba şiirleri, böylesi bir uluslar arası ödülü, gerçekten hak ediyor mu… Diğer bir husus, bildiğim kadarıyla bu unvan, İngiltere’de egemenlerle tam bir uyum içinde olanlara verilir… Halk için yazdığını söyleyen biri için bu ödülü almak biraz tuhaf değil mi?
    Prof. Dr. Sinan Susam ( sokak şairlerini esirgeme derneği as başkanı)
    Pırasa Gazetesi’nin 26.08.2009 tarihli “ Edebiyat Söyleşileri “ adlı yazısınından alınmıştır.

    Onur Sezgin””””den ”””” Tiyatral Şiirler ””””

    1.perde 2.kısım “ Gökkuşağı gibiydi ”

    Birinin bana “ Üstat! ” diye seslendiğini sandım
    Ve “ Efendim! ” diye yanıtladım onu
    Neden mi?
    Sonsuzluğu gördüm dün gece

    Saf ve tükenmeyen bir kaynaktan,
    Her türlü rengin bir araya geldiği
    Büyük bir gökkuşağı gibiydi
    Parlak olduğu kadar dingin
    Onur Sezgin 27.08.2009

    1. perde 2. kısım “ 11 yaşındaki bir çocuktan – Kumarbaz babaya öfke ”

    Tanrı seni korusun,
    Aklı şaşmış ve bunamış babam,
    Sana böyle eziyet eden kemirgenlerden!
    Nedir bu halin?
    Lazım olur diye
    Sakladığım oyuncak tabancamla
    Vurdum işte bütün kumarbazları!
    Onur Sezgin 27.7.1977

    1. Perde 2. kısım “ Küskünüm benim! ”

    Küskünüm benim!
    Ben ona böyle derdim çünkü
    Kabul ediyorum biraz hassas ve kırılgandı
    Küstürmüşüm onu…

    Ve bir gün…
    Kopardılar onu benden
    Makasın bileşen uçları,
    Kesip ayırdı kutsal saçı bedenimden
    Sonsuza kadar…

    Ve o zaman, onun (Seval’imin)
    Gözbebeklerinden şimşekler çaktı
    Ve karanlık gökyüzünden yağmurlar boşaldı
    Hiç bitmeyen…

    Varsın bu hava, bu su,
    Bu yeryüzü kargaşalığa düşsün
    İnsanlar, hayvanlar, kurtlar, kuşlar mahvolsun!
    Sonsuza değin lanetli olsun,
    Bu nefret edilesi gün
    En güzel, en çok sevdiğim varlığı
    Kapıp gittiği için
    Onur Sezgin 30.11.2008

    2.perde 2.kısım ” Tam o anın koordinatları ”

    Işıksız bir yerde,
    Dört yanımda tehlike
    Labirentin tam ortasındayım

    Üstümde de garip bir ağırlık

    Bir ad veremiyorum buna
    Eğer çaresizlik demezsem,
    Ne diyebilirim bu duyguya
    Onur Sezgin 04.09.2009

    1.perde 2.kısım “Anılar “

    Nöbet tutma sırası, bana geldiğinde;
    Kaskatı buzlar, zincirleriyle
    Sımsıkı bağladılar ayaklarımı
    Hiç bir şey duymuyordum orada
    Durmadan esen poyrazın ulumasından başka

    Kızıl renkli sonbahar ağaçlarına bakıyordum
    Ölümden hiç korkmuyorlardı
    Tek Tanrılı dinlerin;
    Belli ki, onlara kazandırdıkları
    Ruhun ölümsüzlüğü umuduyla avunuyorlardı
    Onur Sezgin 09.08.2009

    Aşk bitti
    Heyecan da öyle
    Evlilik bir ölümdür artık bu şekilde

    Oysa “ Heyecandı “ çok önceden
    Bize bu nikâh yeminini ettiren
    Bitti, hepsi bitti
    Onur Sezgin 3.08.2008

    1.perde 2.kısım “2008 Türkiye”””’’si”

    Üstü örtülü gerçekler,
    Bir bir açığa çıkıyor şimdi

    Doğanın yasaları,
    Gecenin karanlığına gizlenmişti ya,
    Tanrı “Edison doğsun” dedi
    Ve ışığa boğuldu her şey
    Onur Sezgin 23.11.2008

    2.perde 2.kısım “ Yaş 45 “

    Ayak tabanlarında oluşan her nasır;
    Bir acı verir insana
    Tüketilemeyen bazı arzulardan mı?
    Yoksa boşa çıkan umutlardan mı?
    Bilinmez ya,
    Ak düşmüş her saç telinin ardında
    Bir gözyaşı saklıdır
    Çıkmakla işlediği suça üzülüp ağlarcasına
    Onur Sezgin 21.07.2008

    2. perde 1. kısım “ Metafizik Usulü Ayrılığın Koordinatları “

    İkimiz de tek başına kaldık şimdi
    Ama ben,
    Daha büyük bir şehirde,
    Daha kalabalık bir caddede kayboldum
    Çevremi saran bu uğultu,
    Beni hiç bilmediğim bir yöne sürüklüyor
    Başımda hafif bir ağrı,
    Ayaklarım yorgun
    Pusulam kayıp!
    Onur Sezgin 8.12.2008

    1. perde 2. kısım “ Bir Mutluluk Şarkısı “

    Dünyayı bir su damlasının içinde görmek
    − Ne güzel!
    Ve bir kır çiçeğinde cenneti

    Zamanı kum saatinin içinde sıkıca tut!
    Bak, sonsuzluk ellerinde işte!
    Yaşlılık korkutmasın artık seni
    Açlık ve ölüm de
    İstersen güneşi verebilirim sana
    Eskiden bahçede oynadığım yerde

    Ama bana inanmadığını söyleme
    Ben bir mutluluk şarkısı yazdım
    Her çocuk dinleyip sevinsin diye
    Onur Sezgin 12.10.2008

    1.perde 3.kısım “ Tragedya usulü sitem etmenin koordinatları ”

    Öfke ve hüzün,
    İçime işliyor
    Bir virüsün bedeni istila etmesi gibi

    Kader Tanrıçaları, beni işe yaramaz sandılar
    Böylece yanılarak hepsi
    Alın yazıma razı oldular

    Öyleyse gökyüzüne doğru çekmesinler ruhumu
    Sürünerek gitmeliyim ateşe
    Kısa bir yolculuk olmayacak zaten bu

    Yanarken alevler içinde,
    Bir tek aşağılık gözyaşı dökmeyeceğim
    Korkudan değil, acıdan kızaracak yüzüm, eğer kızarırsa

    Ey ruh, kül tanelerine dön;
    Akan bir derenin, bulanık sularına karış ki,
    Seni bir daha bulamasınlar
    Ve bu şekilde dağılsın
    Evrenin insafına kalmış o küçük parçacıklar.
    Onur Sezgin 02.09.2009

    1.perde 2. kısım “ Soylu geçinenlerle alay etmenin koordinatları ”

    Benim oldukça eski ama soylu
    Ya da soysuz kanım,
    Nebula denen gaz kütlesinden beri
    Kurt ve kuşun kanatlarında mı?
    Uçup gitti yani?

    Buna şaşmamalıyız
    Namuslu doğa bizi aptal yarattıysa
    Daha çok destan yazar tarih kitaplarımız
    Onur Sezgin 11.12.2008

    2.perde 1.kısım ” İltifat etmenin entelektüel koordinatları ”

    İnan ki, çok merak ediyorum,
    Senle ben ne yapardık
    Birlikte yaşamadan önce?

    Öyle denk gelmişiz ki… Bir pergelin iki ayağı gibi

    Bunu anlatabilmek için,
    Henüz cilalanmamış, pürüzlü dizeleri seçtim
    Konuşmaya en uygun,
    Düz yazıya en yakın olduğu için
    Onur Sezgin 26.08.2009

    1.perde 2.kısım ”Arabesk bir aşk filminin koordinatları”

    Seni ateşe atsalar, ben yanmaz mıyım;
    Senin kalbin kırılsa, ben inim inim inlemez miyim?
    Sen sitem etsen, neşeden eser mi kalır bende?
    Biz bir bütünüz
    Zorluklar bizi ikiye böldüğü halde
    Onur Sezgin 29.08.2009

    1. perde 2. kısım “ Bırakıp gitti işte beni ”

    Olympos dağının eteklerinde,
    Merdiven yıkardı harçlığı çıksın diye
    İşte ben böyle bir kızı sevdim

    Meğer Venüs bile kıskanırmış onu
    Geç uyandım

    Ve o gün
    Uçan bir kuşun kanatlarından nem kapmış
    Ya da sarhoş bir bulutun rüzgârına çarpmış
    Ne fark eder ki?

    Bırakıp gitti işte beni
    Yavaş yavaş gözlerini yumarak
    Bir daha açmamacasına hem de

    Şimdi yalnızca
    Rüyalarımda yeşeren o fidanın
    Küçücük yeşilini yağma eden kutsal keçiler,
    Duyun sesimi!

    Ey Olympos dağında yaşayan Tanrılar!
    Ya, hepten yok edin evreni
    Ya da bırakın sonsuza dek yaşasın âşıklar!

    Ve sen ay dede, karanlık gecelerime ışık tutan
    Silinip gitme unutuluşa
    Boşuna değil her gece yeniden uyanışın
    Onur Sezgin 21.02.2010

    2.perde 2. kısım “ Ayrılış “

    Otobüs durağında ağlıyor genç bir kadın
    Boyun atkısına gizlemiş
    Gözyaşının göz farına karıştığı yüzünü

    Üşümüş parmaklarını hohluyor
    Tek başına dönecek evine belki de
    Karanlık sokaklarda adım adım yürüyerek

    İlk adım ilk ayrılıştır
    Telefondaki o ayrılış
    Ilık akan bir gözyaşı
    Hayal kırıklığının ilk gözyaşlarıdır.
    Onur Sezgin 17.02.2010

    1. perde 2. kısım “Okul Yılları”

    Bir sigara paketinin içine
    Şiir yazarken yakalandım

    Aldığım cezaya mı?
    Yoksa yazdıklarımın
    Fark edilmediklerine mi yanayım?

    “ Sigara sağlığa zararlıymış “
    Öğrenmiş oldum

    Şimdiyse Yüksekten uçan
    Alçak gönüllü bir kartalın
    Beyaz kanatlarına yazdım
    Üstelik sesli harflerle
    Körler de bir parça okuyabilsin diye
    Onur Sezgin 25.02.2010

  12. Diyorki:
  13. 10
    Zigana Köyü Muhtarı Barış AKMAN Diyor ki:

    Tüm Zigana Köyünün ve islam aleminin kandilini kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim

  14. Diyorki:
  15. 9
    Murat Diyor ki:

    site güzel olmuş başarılar dilerim ziganaya slm

  16. Diyorki:
  17. 8
    çetin alansalıoğlu Diyor ki:

    Siteniz çok guzel olmus arkadaşlar ellerınıze sağlık

  18. Diyorki:
  19. 7
    Gökhan KENANOĞLU Diyor ki:

    Sayın Ziganalı Hemşerilerim
    Zİgana köylü olarak hepinizi selamlıyorum. Trabzon”da yaşamama rağmen köyümüze gereken zamanı ayıramıyorum. Bunun için sürekli özlüyorum köyümü. Bu tip sosyal sitelerde köyümüze özgü şeylerin paylaşılması ve yaşatılması çok güzel. Çoğu şeyleri burdan öğrenebiliyoruz. Site kurucualarına özellikle teşekkürlerimi iletirim. Ben Trabzonda AB ve diğer hibe fonlarıyla ilgili Proje Uzmanlığı yapıyorum. Bazı AB veya iç kaynaklı Hibe Programları bölgemizi de kapsamaktadır. Köyümüze ve köylülerimize birşeyler kazandırmak gerekmektedir. Şuan devlet kanallı açık olan hibe programında ırk hayvancılığına yönelik önemli bir destek vardır. Bu destek kısaca ; yeni ahır yapımının %30”unu, hayvan alımının %40”ını ve süt sağım ünitesi ve soğutma tankı alımının %40”ını hibe vermektedir. Bu yatırımlar en az 50 orjinal ırk büyük baş hayvancılık yapacak olan gerçek ve tüzel kişileri kapsamaktadır. Bunun yanında birtakım şartlar daha aranmaktadır. Köyümüde sürekli kalan ve küçük çaplı hayvancılık yapan kişilerin bir araya gelerek daha büyük ve profesyonel hayvancılık yapma imkanı bulabilirler. Böyle bir yatırımın kısa-orta ve uzun vadede köyümüze ve bölgemize ekonomik-istihdam alanlarında büyük katkı sağlayacaktır. Genel olarak tek bir yatırımcının mali açıdan zorlanacağı bir iştir. Fakat birden çok kişilerin biraraya gelerek ortak bir girişimde bulunması böyle bir yatırıma başvurabilmeyi mümkün kılar. Bunun yanında bir çok AB fonları tüzel kişilikleirn üzerinden alınmaktadır. Bundan dolayı uygun AB hibe programlarına köyümüzün derneği adına projeler yapmayı düşünüyorum. en kısa zamanda dernek temsilcileriyle görüşme niyetim var. Bu tip projelerden faydalanmak başta köyümüz sonra bölgemiz için çok önem arzetmektedir.Burayı daha fazla yazmak istmiyorum. AB projeleriyle veya diğer desteklerle ilgili detaylı bilgi almak için benimle herzaman iletlşime geçebilirsiniz. Siz hemşerilerimi bilgilendirmekten ve Fikirlerini uygun prosödürde projelendirmekten mutluluk duyarım. Saygılarımla

    Gökhan KENANOĞLU
    GSM : 05444466841
    e-mail : gokhankenanoglu@hotmail.com

  20. Diyorki:
  21. 6
    mustafa karaman Diyor ki:

    selam tüm ziganaya. öncelikle şunu belirteyim insan yazarken bile heyecanlanıyor. ne de olsa büyüdüğüm yer orası. bu arada okulun kapanmasına çok üzüldüm. buradan tüm ziganalalıra selamlarımı ve saygılarımı iletiyorum. aleneye özellikle

  22. Diyorki:
  23. 5
    mandoroba Diyor ki:

    Giresun”un Doğankent ilçesinden Gümüşhane istikametine gitmekte olan Cevat Aydın yönetimindeki 61 ET 959 plakalı otomobil, dün Gümüşhane-Tirebolu karayolu Kürtün yol ayrımının 2. kilometresinde yoldan çıkarak Torul Barajı”na yuvarlandı. Torul ilçesine bağlı Zigana köyündeki yakınları sürücü Aydın ve yanında bulunan Zeki Yiğit”ten haber alamayınca durumu jandarmaya bildirirken, jandarma ekiplerince yolda yapılan incelemede fren izleri tespit edildi. Otomobilin baraj gölüne yuvarlandığını belirleyen ekipler, gece yaptıkları aramalarda, inşaat işçileri oldukları öğrenilen Aydın ve Yiğit”e ulaşamadı.

  24. Diyorki:
  25. 4
    admin Diyor ki:

    saffeteroglu@gmail.com a mail atabilirsiniz. Yanlız resimlerin altına kimin resmi olduğunu yazın

  26. Diyorki:
  27. 3
    ilhan yılmaz Diyor ki:

    bende dedemin ve babamın resimlerini koymak istiyorum nasıl yapabilirim.ayrıca eskileri görmek cok güzel

  28. Diyorki:
  29. 2
    GÖKAY AKMAN Diyor ki:

    SİTEDE EMEĞİ GEÇEN HERKESE BAŞTA DİNÇER KARDEŞİMİZE TEŞEKKÜR EDİYOR SELAMLARIMI GÖNDERİYORUM.

  30. Diyorki:
  31. 1
    aykut orhan Diyor ki:

    bizimkiler kahveyle uğraşır,resim çekip ne buraya ne face e atmaz.keşke herkesi bulabilsek.birbirimizden haberdar olabilsek.

Dikkat: Yorumunuzu Göndermeden Önce Kopyalarsanız herhangi bir sorun halinde yaziniz kaybolmaz. Eklediginiz yorum ONAYLAMAMIZI bekler. Bu yuzden ayni yorumu yazmaniza gerek yoktur. Yorumlariniz ahlak disi kelimeler iceremez. Kelimeleri turkcemize uygun ve uzatmayarak yaziniz. Sorunlariniz icin lutfen bizimle iletisime geciniz.